İlk oynadığınız oyunu hatırlıyor musunuz? Hani şu bilgisayarın başında saatlerce vakit geçirdiğiniz, eve koşarak gelip açtığınız oyunu. Bazen düşünüyorum da, o eski oyunlar bize ne kadar da çok şey katmış. Ya da katmamış mı diyelim? İkisi de olabilir.
Sokakta misket mi oynadınız, yoksa Commodore 64'te mi takıldınız? Herkesin bir hikayesi var. Ben mi? Tetris ile başladım. Evet, o basit grafiklerle dolu oyun. Ama o zamanlar bana harika geliyordu. Kafamda şekiller dönerdi, tetris taşları gibi.
Biraz nostalji yapalım. Oyun dünyası hızla gelişti. Şimdi VR gözlüklerle başka dünyalara dalabiliyoruz. O zamanlar ise piksel piksel grafiklerle yetinirdik. Ama işin garibi, o zamanlar daha çok eğleniyorduk sanki. Belki de öyle hatırlamak istiyoruz. Kim bilir?
Çocukken oyunlar sadece eğlenceydi. Şimdi ise bir endüstri, bir kariyer yolu. Ama ilk oyununuzu unutmak mümkün mü? O sesi, o müziği... Hala kulaklarımda çınlar. Abi, ne günlerdi be! Kendi kendimize yapardık her şeyi. Çabuk sıkılır, başka bir oyuna geçerdik.
Bazen diyorum ki, keşke o günlere dönsek. Belki de o eski oyunları tekrar oynamalıyız. Bir nevi terapi gibi. Hani derler ya, eski dost düşman olmaz diye. Aynen öyle. O eski oyunlar da öyle. Hep bizimle kalacaklar, bir yerlerde.
Belki de o oyunlar sayesinde sabretmeyi öğrendik. Bir level'ı geçmek için saatlerce uğraşırdık. Şimdi ise hemen pes ediyoruz. O eski güzel günleri yad ederken, bir yandan da geleceğe bakıyoruz. Ama o eski günlerin yeri bambaşka. İşte bu yüzden, ilk oynadığınız oyunu hatırlamak önemli. Hem de çok...
Sokakta misket mi oynadınız, yoksa Commodore 64'te mi takıldınız? Herkesin bir hikayesi var. Ben mi? Tetris ile başladım. Evet, o basit grafiklerle dolu oyun. Ama o zamanlar bana harika geliyordu. Kafamda şekiller dönerdi, tetris taşları gibi.
Biraz nostalji yapalım. Oyun dünyası hızla gelişti. Şimdi VR gözlüklerle başka dünyalara dalabiliyoruz. O zamanlar ise piksel piksel grafiklerle yetinirdik. Ama işin garibi, o zamanlar daha çok eğleniyorduk sanki. Belki de öyle hatırlamak istiyoruz. Kim bilir?
Çocukken oyunlar sadece eğlenceydi. Şimdi ise bir endüstri, bir kariyer yolu. Ama ilk oyununuzu unutmak mümkün mü? O sesi, o müziği... Hala kulaklarımda çınlar. Abi, ne günlerdi be! Kendi kendimize yapardık her şeyi. Çabuk sıkılır, başka bir oyuna geçerdik.
Bazen diyorum ki, keşke o günlere dönsek. Belki de o eski oyunları tekrar oynamalıyız. Bir nevi terapi gibi. Hani derler ya, eski dost düşman olmaz diye. Aynen öyle. O eski oyunlar da öyle. Hep bizimle kalacaklar, bir yerlerde.
Belki de o oyunlar sayesinde sabretmeyi öğrendik. Bir level'ı geçmek için saatlerce uğraşırdık. Şimdi ise hemen pes ediyoruz. O eski güzel günleri yad ederken, bir yandan da geleceğe bakıyoruz. Ama o eski günlerin yeri bambaşka. İşte bu yüzden, ilk oynadığınız oyunu hatırlamak önemli. Hem de çok...